Skip to content
MENÜ  

HABERTÜRK / İPEK DURKAL

Ünlü ressam ve akademisyen Ayla Eriş daha 17 yaşında kurduğu hayali gerçekleştirdi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’ne girerken jüri üyelerine “Eğer bu okulu kazanır ve bitirirsem Bodrum’da güzel sanatlar fakültesi kuracağım” diyen Eriş, hedefine ulaştı ve Muğla Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesini kurdu.

96 yılından bu yana eşiyle birlikte Bodrum’da yaşayan Eriş buradaki pek çok galerinin açılmasına da öncülük etti.



Çok şanslıyım ki sergisini gezerken kendisiyle de tanışabildim. Hatta elime fırça verip bir şeyler çizmemi istedi. Heyecandan çöp adam yapmış olabilirim.

Eriş’in 1969’dan bu yana yaptığı resimlerin bir kısmını sergilediği Divan Bodrum Taşev yaz boyunca açık, giriş ücretsiz. Belki siz de kendisiyle tanışır onun tuvaline dokunabilme mutluluğuna erişirsiniz.

HT Habertürk / İpek Durkal
19.06.2019



CUMHURİYET BU ÇOCUKLARIMIZA EMANET

Türkbükü Şehit Gaffur Kaynar İlkokulu’nun 75 öğrencisi bugün ressam Ayla Eriş öncülüğünde Atatürk’ün Işığı Dünyaya Yayılıyor projesi kapsamında akrilik boya ile dev Türkiye haritası ve Atatürk posteri çizdi, eser görenleri hayran bıraktı.

Türkbükü Şehit Gaffur Kaynar İlkokulu’nun 75 öğrencisi bugün ressam Ayla Eriş öncülüğünde Atatürk’ün Işığı Dünyaya Yayılıyor projesi kapsamında akrilik boya ile dev Türkiye haritası ve Atatürk posteri çizdi, eser görenleri hayran bıraktı.

Okul müdürü Latife Dağcı , öğretmenler Gülşen Alapslan, Asuman Coşkun Köse, Fatma Yılmaz, Zeynep Çınar ve Özgenur Kurtulmuş ile etkinliği organize eden Yüksel Okyay , ressam Ayla Eriş öncülüğünde Atatürk ve Sanat Boyama Şenliği düzenlendi. Bugün öğle saatlerinde düzenlenen etkinlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 19 Mayıs 1919’da Samsun’ dan başlayan Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı’na atfen dev Türkiye haritası ve tam ortasında yer alan Atatürk posteri çizdi. Etkinliği Türkbükü mahalle muhtarı Yücel Ertuğrul ve yaklaşık 60 öğrenci velisi izledi.

“Tuval üzerine 20 parça Türkiye haritasını akrilik boya ile çizen ve ardından oku bahçesinde tek parça haline getiren 75 ilkokul öğrencisi eserleri ile görenleri hayran bıraktı. Etkinlik ardından okul müdürü Dağcı , Ayla Eriş’ e çiçek vererek teşekkür etti.

ATATÜRK VE SANAT SEVGİSİ BÜTÜNLEŞTİ

Ayla Eriş konuşmasında “Çocuklarımızın yaptığı Türkiye haritası hem ülkemizin güzelliklerini hemde çocuklarımızın Atatürk sevgisi ile bütünleşti, çocuklarımıza Atatürk ve sanat sevgisini aşılamak amacıyla düzenlediğimiz etkinliğe velilerimizde önemli destek verdi” dedi.


Renkler, Tualler ve Bir
‘Bodrum’ Hikayesi

Ocak ayı başında Midtown Alışveriş Merkezi’nde açılan bir serginin sahibiyle, pozitif elektrikli, çok farklı fikirleri olan ve sanatın sürekliliği için çok emek harcamış Ayla Eriş ile sizleri tanıştırmak isterim. Ayla Eriş, sanata gönül vermiş bir ressam, bir akademisyen ve bir Bodrum sevdalısı. 01-31 Ocak tarihleri arasında Midtown’da “Bodrum İzlenimlerini paylaşmakta olan Ayla Eriş, resim yapmanın yanında sanatı çözümleyen, sanatın taşıdığı toplumsal ve sanatçıya ait mesajları açıklayan, irdeleyen bir ressam. Aynı zamanda akademisyen olan ve hayatının tamamını resim sanatına adamış olan Ayla Hanım, 1956 yılında doğmuş. Kendi değişiyle, gezdiği her yerde kendisini etkileyen renk, doku ve doğal olaylar ve yüzey şekillerini yıllardır bir nakış gibi işlemiş tuvaline.

Bodrum’da yaşayan ve Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde ders verirken emekli olmasının ardından kendi atölyesini açarak çalışmalarını sürdüren ressam Ayla Eriş 20 yıldır Marilyn Monroe fotoğraflarını biriktirip,onları tuvaline aktarmış, çok farklı bir sanatçı.

“Benim çocukluğum İznik’te geçti. Anneannem İznikli. ilk renklerle tanışmam da burada oldu. Anneannem beni elimden tutar, göl kıyısına götürür saatlerce, orada oturur, oynardık. Uzun uzun seyredip, oradaki o canlı renkleri, hep zihnime kazıdım. Yeşilin ve mavinin tüm tonlarını o nedenle yaptığım her resimde bulmanız mümkün. İznik benim için hele ki benim çocukluğumdaki halini düşünecek olursanız, muhteşemdi.” diyerek ilk renklerle buluşmasını anlatıyor Ressam Ayla Eriş. Daha sonra ise kendisini çok etkileyen bir başka renk ile babasının Kars’a tayini çıkınca tanışmış. Gelin Bundan sonraki hayat hikâyesini kendi ağzından dinleyelim.

“Henüz 10-11 yaşlarındaydım. Babam ve annemle Kars’a gitmiştik. Orada da sarı ile tanıştım. Göz alabildiğine bir boşluk hissi ve altın sarısı çok etkilemişti beni. Kafamda İznik görüntülerinden kalan mavi ve yeşil ile Kars’ın o altın rengi sarısı yan yana gelince hissettiklerimi bir yolla dışa aktarmak istedim. Annem kazak, atkı, bere örerdi. Bir gün odada oynarken, yatağın üzerindeki battaniyeyi fark ettim. Dümdüz yeşilimsi bir battaniyeydi. Annemin örgülerinden artan yünleri o yaşımda alıp iğneye takarak ilk resmimi yaptım. O nedenle, ailelere de burada büyük sorumluluk düşüyor. İçinde sanat olan çocuk, salça bulur yapar, kalem bulur, boya bulur, duvarları çizer. İçindekini resmetmeye çabalarsa aileler ona destek olsunlar. Duvarları boyamışsa bıraksınlar, duvarları çocuklarının resimleri süslesin. Çocuklarını teşvik etsinler. O çocuk çok başarılı işlere imza atacaktır. İster ressam olsun ister olmasın, o çocukta dışavurum var ise, mutlaka gözlemleme yeteneği çok gelişmiş demektir. Bu sadece resim ile olmayabilir. Dans eder, ritim tutar. Ama sanatçı bir ruha sahip olduğunu her şekliyle belli eder.”

Bodrum ile tanışmanız nasıl oldu?

Bodrum’a 1969 yılında ilk geldiğimde, burası benim yaşayacağım yer diye düşündüm. Hayatımda beni etkileyen tüm renkler mevcuttu burada.. Doğanın yeşili, denizin mavisi, göz alabildiğine bir boşluk, sakinlik vardı ilk geldiğimde. İşte o anda karar verdim Bodrum’a yerleşmeye.

Yapıtları aracılığı ile diğer insanlarla iletişime geçmek isteyen kişi düşünme döneminde kendine döne döne mekân arar. Kendi kendine kalacağı bu mekân ya sakin bir yer, ya da kalabalığın içinde düşünceleri ile baş başa kalabileceği ama hayatını kolaylaştıracağı bir yer olmalıdır. O tarihlerde Bodrum tam böyle bir yerdi. Hiç ummadığınız bir yerde elinde kitabı olan, zaman zaman uzun düşüncelere dalan, kendi isteyince konuşan, konuşunca da ne kadar bilgili olduğu görülen, şayet isterse yapıtlarını paylaşan, paylaşınca da düşünce ile yapıtının ne kadar mükemmel şekilde örtüştüğü görülen, üstünde soluk, yalın bir giysi olan insanlarla karşılaşırdınız. Bodrum çok özel bir yer. Konum olarak da doğası da çok özel. Kale örneğin. Yeri ve mimarisi açısından Ege’nin en güzel kalesi, ılıman iklimi, vakit almayan mesafeleri, hayatı çok meşgul etmeyen yalın mutfağı ile, yaratım öncesinde zihni çok meşgul olan sanatçılar için Bodrum doğru bir mekandır. Onun için Bodrum’un havasında suyunda bir şeyler var denir. Her şeyin yalını, kolayı, insana hissetme, düşünme ve yaratma fırsat tanır. Bodrum’daki bu yalınlık bitmesin istiyorum.

İlham perisini Bodrum’un neresinde buluyorsunuz?

Ben çalışacağım zaman tüm yarımadayı dolaşır, kendime kendimle, düşüncelerimle baş başa kalabileceğim yerler ararım. Bulunca da hemen bir yer kiralarım. Tüm malzemelerimi toplar burada zaman geçiririm. O zamanlar üretime geçtiğim zamanlardır. Aklımda başka hiç bir şey olamaz. Ne ev işleri, ne de başka bir şey. Tamamen sanatıma odaklanırım. Sanatçının şayet düşünecek mekânı kalmaz ise, sıkışır, sonucunda ya kendini tekrarlar ya da olanı tekrarlar. İşte bu kıymetli mekânın milimetre karesini koruyalım. Resimlerimde hep bu düşüncemi anlatıyorum. Bodrum’u bu kadar gönülden seven Ayla Eriş’in Bodrum için projeleri saymakla bitmiyor. Girişken ve sevecen yapısıyla söylediği her şeyi de gerçekleştireceğini hissettiren bir yapıya sahip.

Midtown’da açtığınız “Bodrum İzlenimleri” serginiz için neler söyleyeceksiniz?

Ben, rengin boya olmaktan çıkıp Bodrum’a dönüşmesinin serüveni olarak yorumluyorum sergimi. Ben bir Bodrum aşığıyım. Buraya hayranım. Bu nedenle tuvallerimde Bodrum ile ilgili izlenimlerimi ve hissettiklerimi renk, kompozisyon ve boyutsal farklılıklarla da görmek mümkün. Bu sergimde bir de yeni uygulamam var. 18 Ocak Pazar günü burada çocuklar için bir atölye yapacağım. Bu etkinlik ile Bodrum mandalinasının korunması ve yaşatılması gerektiğini vurgulayacağız.

Toyga İÇÖZÜ


Midtown Sergi Söyleşi

Sanatçıların senelerden beri Bodrum’a ilgi göstermesinin sebebi nedir?

Bence yapıtları aracılığı ile diğer insanlarla iletişime geçmek isteyen kişi düşünme döneminde kendine döne döne mekan arar. Kendi kendine kalacağı bu mekan ya sakin bir yer,ya da kalabalığın içinde düşünceleri ile baş başa kalabileceği ama hayatını kolaylaştıracağı bir yer.

İlk defa 1969’da gördüğüm Bodrum tam böyle bir yerdi. Hiç ummadığınız bir yerde elinde kitabı olan,zaman zaman uzun düşüncelere dalan,kendi isteyince konuşan,konuşunca da ne kadar bilgili olduğu görülen,şayet isterse yapıtlarını paylaşan, paylaşınca da düşünce ile yapıtının ne kadar mükemmel şekilde örtüştüğünü görülen, üstünde soluk,yalın bir giysi olan insanlarla karşılaşırdınız. Yeri ve mimarisi açısından Akdeniz’in en güzel olan kalesi, ılıman iklimi,vakit almayan mesafeleri,yalın giyimleri,çok meşgul etmeyen yemek biçimi ile ,yaratım öncesinde zihni çok meşgul olan sanatçılar için Bodrum tam mekanları idi.

Onun için Bodrum’un havasında suyunda bir şeyler var denir. Her şeyin yalını,kolayı, insana hissetmeye,düşünmeye yaratmaya fırsat tanır.

Bodrum’daki bu yalınlık bitmesin istiyorum. Sanatçının şayet düşünecek mekanı kalmaz ise,sıkışır, sonucunda ya kendini tekrarlar ya da olanı tekrarlar. İşte bu kıymetli mekanın milimetre karesini koruyalım.Resimlerimde hep bu düşüncemi anlattım.

Ayla Eriş



Suyun Büyülü Rüyası

Bodrum’da yaşayan ressam Ayla Eriş Dünya Su Haftası nedeniyle açtığı “Su” isimli sergide yer alan eserleri ile yeryüzünde temiz suyun azalmasına dikkat çekti.

Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi ressam Ayla Eriş (53), yeryüzünde her geçen yıl temiz suyun azaldığını vurguladığı boyutlu soyut çalışmalarının yer aldığı “Su” isimli sergisini açtı. Dünya Su Haftası nedeniyle Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi bünyesindeki Haluk Elbe Sanat Galerisi’ nde açılan sergide, Eriş’in 4 aylık çalışmaları sonucunda şeffaf tel ve metal kullanılarak yaptığı 9 eseri sanatseverlerin beğenisini kazandı.

Sanat galerisinin ışıklandırılmayan bölümünde özel hazırlanan temiz suyu sembolize eden mavi Ultra Marine renkli ışıklarla aydınlatılan eserlerin, su seslerinden oluşturulan müzik ile sergilenmesi dikkat çekti.

Eriş, “Dünya Su Haftasında, temiz su kaynaklarımızı, denizimizi, çevremizi korumak ve bu konuya dikkat çekebilmek için çaba sarffettim. Mavi Bodrumdur. Kullandığım özel mavi ışıklandırma bunu temsil ediyor. Suyun insanlar, canılar ve doğa için önemi mutlaka anlatılmalı insanlar bu konuda daha çok bilinçlendirilmeli” dedi.

Eriş’in Sergisi 4 Nisan 2010 tarihine kadar ziyarete açık kalacak.